21 Aralık 2018 Cuma

Mahkeme Kararı ile Din Dersi Muafiyeti




Mahkeme, zorunlu din dersinden muaf olmak için çocukların Hristiyanlık ya da Musevilik dinlerinden birine mensubiyetinin belgelendirilmesi zorunluluğunu hukuka aykırı buldu.

İstanbul'da yaşayan Selnur Aysever, zorunlu "din kültürü ve ahlak bilgisi" dersinin laik ve bilimsel eğitime aykırı olduğunu düşündüğü için kızının dördüncü sınıftan itibaren başlayan bu dersi almasını istemedi. Bu konuda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdi. Aysever'in talebi, Eğitim Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın kararı ile "Hristiyan ve Musevi öğrencilere bu dinlerden birine mensup olduklarını belgelendirmeleri kaydıyla" din dersinden muafiyet hakkı tanınabildiği gerekçe gösterilerek reddedildi.

Aysever, kararın din ve vicdan hürriyetine aykırı olduğu gerekçesiyle dava açtı. Aysever'in Avukat Özge Demir aracılığı ile açtığı dava bir yıldan fazla sürdü. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, davanın sonunda Aysever'i haklı buldu. Mahkeme, Aysever'in talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

Mahkeme, kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıf yaptı. "Din dersleriyle ilgili tarafsızlık ve çoğulculuk koşullarının yerine getirilmemesi ve ebeveynlerin inançlarına saygı gösterilmesini sağlayacak bir yöntem sunulmaması" nedenleriyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edildiğine ilişkin karar bulunduğu kaydedildi.

"Din eğitimi"

Bu dersin içeriğinin nesnel ve çoğulcu olması gerektiği kaydedilen kararda şöyle denildi: "Müfredatın belirli bir din anlayışını esas alması durumunda, bunun 'din kültürü ve ahlak bilgisi' dersi olarak kabul edilmeyeceği ve 'din eğitimi' halini alacağı açıktır."

"Açıklamaya zorlanamaz"

"Din kültürü ve ahlak bilgisi" dersinden muafiyet hakkının, yalnızca Hristiyanlık ve Musevilik dinlerine mensup öğrencilere tanınmasının başka dinlere inanan ya da hiçbir dine inanmayan kişiler için eşitsizlik yaratacağı da vurgulandı. Kararda "Bir öğrenci velisinin 'din kültürü ve ahlak bilgisi' dersinden muaf tutulmasını sağlamak için herhangi bir dine mensup olduğunu veya olmadığını açıklamak durumunda bırakılması Anayasa'nın 'kimse dini inanç ve kanatlerini açıklamaya zorlanamaz' hükmüne açıkça aykırıdır" denildi.

Karar kesinleşti

İstinaf yolu açık olmak kaydıyla verilen karara, yasal süre içerisinde itiraz edilmeyince kararın kesinleşmesi için başvuru yapıldı. Bu başvuru üzerine karar kesinleşti.

Diğer kararlardan farklı

Avukat Özge Demir, karara ilişkin değerlendirmesinde, mahkemenin dersin "din kültürü ahlak bilgisi" dersi değil, "din dersi" olduğunu, belirli bir dine yönelik eğitimin de ancak velinin talebi halinde çocuğa verebileceğini belirttiğini söyledi. Demir, "Böyle bir talep olmadığından çocuğun hem eğitim hakkının hem de din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Çocuğun bu dersten muaf tutulması için Hristiyan veya Musevi olduğunu belgelendirilmesi gerekli. İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin kararının, diğer kararlardan farkı ise bu uygulamanın, kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu belirtmesidir."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme