7 Mayıs 2020 Perşembe

İki Suikastin Ceza Almayan Kilit İsmi


Podcast yayınını dinlemek için TIKLAYIN


Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi ve Papa II. John Paul suikastlarının kilit isimlerinden Oral Çelik yıllarca yakalanamamıştı. 7 Mayıs 1988'de Fransa'da yakalandığı duyuruldu. Fakat bu haber bir türlü resmiyet kazanmadı. Aslında Çelik, bu haberden iki yıl önce, 1986'da Fransa'da yakalanmıştı. Olayın aslı ise 1990 yılında ortaya çıkacaktı. Çelik, cezaevinde başka bir isimle kalıyordu. 

Türkiye, Oral Çelik'in ismini ilk olarak 3 Mayıs 1981'de Vatikan'ın San Pietro Meydanı'nda Katolik Kilisesi'nin lideri Papa II. John Paul'e düzenlenen suikast girişimi ile duydu. Çelik'in suikastı düzenleyen Mehmet Ali Ağca'ya yardım ettiği düşünülüyordu. Bu suikast Mehmet Ali Ağca ve Oral Çelik'in yan yana düştüğü ilk suikast değildi. "Atilla" kod adıyla anılan Çelik, daha önce başka bir suikasta karışmış ama ismi gündeme gelmemişti. 

İpekçi suikastı

Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'ye 1 Şubat 1979'da düzenlenen suikastın kilit isimlerinden biriydi Çelik. Mehmet Ali Ağca'nın cezaevinden kaçmasına yardım etmiş, sonra Ankara'ya gitmesini sağlamıştı. Ağca ile aynı köydendi. Liseyi Malatya'da birlikte okumuşlardı. Çelik, Malatya'da 1979 yılında öldürülen lise öğretmeni Nevzat Yıldırım'ın katili olduğu iddiasıyla da aranıyordu. İpekçi suikastının tetikçisi Ağca, bu cinayeti planlayanlardan biri olduğu düşünülen Çelik'in ismini vermemişti. Cinayet sırasında da Çelik'in, Ağca'nın yanında olduğu düşünülüyordu. Çelik, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından Türkiye'den kaçmıştı.

Silahı Çelik temin etti

Ağca, Oral Çelik'ten Papa'ya suikat girişiminin ardından söz etmeye başladı. Çelik ve Ağca, İsviçre, Avusturya ve İtalya'da defalarca görüşmüşlerdi. Hatta Çelik, Viyana'da bir soygun gerçekleştirmiş, parayı da Ağca'ya vermişti. Ağca, İpekçi suikastı nedeniyle yattığı cezaevinden kaçırılmasını da Çelik'in organize ettiğini açıkladı. Papa'ya suikast girişiminde kullanılan silahın da Oral Çelik tarafından temin edildiğini söylüyordu. İtalyan Savcı da aynı görüşteydi ve Çelik'in tutuklanmasını istiyordu. Oral Çelik'in Bulgar İstihbarat Servisi'ne çalıştığı da iddia ediliyordu.  

Beraat etti

1985 yılında Papa'nın Hollanda ziyareti sırasında bir Türk, silah ve sahte belgelerle yakalanınca "Oral Çelik yakalandı mı?" sorusu da gündeme düştü. Ancak bu kişinin Oral Çelik değil Samet Aslan isimli biri olduğu anlaşıldı. Çelik yakalanmamıştı ama İtalyan Savcı, 1986'da Papa'ya suikast girişimi davasında Çelik'e müebbet hapis cezası verilmesini istedi. Savcıya göre Oral Çelik, silahı temin etmekle kalmamış, Mehmet Ali Ağca ile birlikte Papa'ya ateş etmişti. Ancak Çelik delil yetersizliğinden beraat etti. Yakalanamadan yargılandığı dava böylece kapandı.

Bedri Ateş ismiyle cezaevinde

7 Mayıs 1988'de Oral Çelik'in Fransa'da yakalandığı duyuruldu. Ancak bu haber bir türlü resmî bir nitelik kazanmadı. Aslında Çelik, 1986'da Fransa'da uyuşturucu suçundan yakalanmıştı. Haber doğruydu ama olayın aslının anlaşılması için iki yıl daha geçmesi gerekecekti. 

Türkiye, Çelik'in cezaevinde olduğunu kesin olarak ancak 1990 yılında öğrenebildi. Çünkü Çelik, cezaevinde kendi kimliğiyle değil, Bedri Ateş ismiyle kalıyordu. Olayı, 5 Ekim 1990'da Milliyet ortaya çıkardı. 1991'de Çelik'in Türkiye'ye iadesi gündeme geldi ama bir türlü gerçekleşemedi. Oral Çelik, 1993'te İtalya'ya iade edildi. İtalya'da Papa suiastı ile ilgili olarak da sorgulandı. Suikastın "Vatikan'dan üst düzey yöneticiler tarafından planlandığını" iddia etti. Daha sonra İsviçre'ye gönderildi. Türkiye'ye ise ancak 1996 yılında iade edildi. 

Dava yeniden açıldı

Çelik'in iadesinden sonra Abdi İpekçi suikastı davası büyük umutlarla yeniden açıldı. 1997'de Çelik tahliye edildiğinde ise umutlar biraz azalmıştı. Dava tutuksuz yargılamayla sürecekti. Oral Çelik, aynı yıl Susurluk Komisyonu'na verdiği ifadede 1980'den sonra Abdullah Çatlı ile birlikte devlet adına çalıştıklarını söyledi. Komisyonda ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın Çatlı ile görüştüğünü iddia etmesi de ortalığı karıştırdı.

Delil yetersizliği

Çelik, tutuksuz olarak yargılanmaya devam etti. MİT, mahkemeye gönderdiği yazıda Çelik'in İpekçi suikastında aktif rol oynadığını bildirdi. Ancak Çelik, Papa suikastında olduğu gibi bu davada da delil yetersizliğinden beraat etti. 28 Mayıs 1999'da görülen duruşmada cinayete iştirakten 20 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan Çelik'e beraat verildi. İpekçi ailesinin avukatı Turgut Kazan, "çete ilişkilerine dayalı cinayetlerde, soruşturmaları tıkayan odaklarla baş edemediklerini" söylüyordu. Milliyet'in o günkü başlığı tüm süreci özetliyordu: "Bu kaçıncı beraat?"


Siyasiler düğüne tebrik telgrafı gönderdi

Çelik, tutuksuz yargılandığı 1997 yılında evlendiğinde düğününe katılanlar da dikkat çekmişti. Düğüne Abdullah Çatlı'nın eşi Meral Çatlı, dönemin MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Gül, yine o dönem Ülkü Ocakları Genel Başkanı olan Atilla Kaya da katılmıştı. Düğüne telgraf gönderen isimler arasında o dönem Refah Partisi Genel Başkanı olan Necmettin Erbakan, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, MHP lideri Devlet Bahçeli ve Diyanet İşleri Başkanı M. Nuri Yılmaz da vardı.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme