1 Mayıs 2020 Cuma

1 Mayıs'ın 130 Yıllık Tarihi


Dünyada 1890'da "İşçi Günü" olarak kutlanmaya başlanan 1 Mayıs, Osmanlı'da da özellikle 2. Meşrutiyet'in ardından işçiler tarafından kutlanıyordu. Cumhuriyet döneminde de bir süre devam eden 1 Mayıs kutlamaları, 1927'de son buldu. 1935'ten itibaren 1 Mayıs, "Bahar Bayramı" ilan edildi. "İşçi Bayramı" olarak ilk büyük kutlama, 1976'da Taksim'de gerçekleştirildi.  Taksim'de 1977'deki 1 Mayıs kutlaması ise hafızalarda "kanlı 1 Mayıs" olarak yer etti. 1 Mayıs, 32 yıl aradan sonra 2010'da yine Taksim'e döndü ama bu da çok uzun sürmedi. Bugün ise koronavirüs salgını nedeniyle balkonların, pencerelerin ve sosyal medyanın miting meydanına dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. İşte 1 Mayıs'ın bir asrı aşan tarihinden kesitler...

Amerika Birleşik Devletleri'nde uzun saatler çalıştırılan işçiler, 1 Mayıs 1886'da Chicago'da günlük 8 saatlik çalışma sınırlamasını kabul ettirmek için greve başladı. Grev ve gösterilerin üçüncü gününde polis, işçilere karşı saldırıya geçti. Polisin açtığı ateş sonucu bazı işçiler hayatını kaybetti. Bunun üzerine işçiler, 4 Mayıs'ta Haymarket Meydanı'nda bir miting düzenledi. Miting dağılırken patlayan bir bomba polislerin ölümüne neden oldu. Olayların ardından dört sendikacı idam edildi. İdam cezasına çarptırılan bir sendikacı ise intihar etti.

1889'da kabul edildi

Bu olaydan üç yıl sonra, 1889'da 2. Enternasyonal'in (Sosyalist mücadele için farklı ülkelerden temsilcilerin katıldığı bir organizasyon) Paris'te toplanan 1. Kongresi'nde 1 Mayıs'ın ABD'deki işçilerin mücadelesinin anısına İşçi Günü olarak ilan edilmesi kararlaştırıldı. 1890'dan itibaren 1 Mayıs kutlanmaya başlandı.

Osmanlı'da 1 Mayıs

Osmanlı'da da işçi örgütlerinin 1 Mayıs'ta kutlamalar yaptığı biliniyor. Ancak 1 Mayıs'ın Osmanlı topraklarında ilk olarak hangi tarihte kutlandığı net değil. Kadir Yıldırım'n Osmanlı'da İşçiler kitabında aktardığı bilgiye göre Bulgar Sosyalistler, 1895'te ellerinde bayraklar ve önlerinde bando ile Sofya sokaklarında 1 Mayıs kutlaması yapmıştı. Ancak bu dönemde bu toprakların içişlerinde bağımsız olan Bulgaristan Prensliği'nin yönetiminde olduğunu da not düşmek gerekir.

İstanbul'da 1911'de

Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan da Toplumsal Tarih'in 209. sayısında 1908'de ilan edilen 2. Meşrutiyet sonrasında, 1 Mayıs'ın dönemin şartlarına göre kalabalık bir şekilde kutlandığını belirtiyor. Alkan, 1 Mayıs'ın 1909'dan itibaren Üsküp, Selanik gibi Osmanlı kentlerinde kutlandığını kaydederek İstanbul'daki kutlamalara ilişkinse şu bilgiyi veriyor: "Daha önceki yıllarda İstanbul'da kutlanıp kutlanmadığı kesin olmamakla birlikte, en azından 1911 yılında 1 Mayıs’ın kutlandığı bilinmektedir."

Bahar Bayramı

Milli Mücadele döneminde ve işgal altındaki İstanbul'da kutlanan 1 Mayıs, Cumhuriyet döneminde 1927 yılından sonra kutlanmadı. 1935 yılında ise "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun" ile 1 Mayıs resmi olarak "Bahar Bayramı" olarak kabul edildi. Ancak 1935'den önce de 1 Mayıs'ın bu bağlamda kutlandığı anlaşılıyor. 2 Mayıs 1934 tarihli Milliyet gazetesinde "1 Mayıs Neşeli Geçti" başlıklı bir haber yer alıyor. Haberde 1 Mayıs'ta "halkın baharı kutladığı, çok eski günlerden beri bu tarihte çadırlarda süt içildiği" belirtiliyor. Halkın 1 Mayıs'ta gezinti yerlerine gittiği belirtilen haberde özellikle bugün Şişli sınırları içinde kalan "Hürriyeti Edebiye Tepesi"ne ve Kağıthane'ye gidenlerin akşama kadar eğlendiği belirtiliyor. Bu iki bölge 1 Mayıs'ın işçi bayramı olarak kutlandığı günlerde de kutmaların yapıldığı yerler arasında yer alıyordu. 

Ancak haberde Almanya'da 1 Mayıs'ın işçi bayramı olarak kutlandığı bu nedenle Alman Konsolosluğu'nda da bir etkinlik düzenlendiği kaydediliyor. Bu tarihten sonra da uzun yıllar boyunca gazetelerde yurt dışında işçi bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs haberleri ve "Bahar Bayramı" haberlerini birlikte görmek mümkün.

1975'te TSİP kutladı

1975'ten itibaren 1 Mayıs'ta yeni bir sürece giriliyordu. 2 Mayıs 1975 tarihli Milliyet, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) tarafından ilk kez 1 Mayıs İşçi Bayramı düzenlendiğini haber veriyordu. Ancak "Bahar Bayramı" ifadesi de yerini koruyordu. Haberin başlığı şu şekildeydi: "TSİP'in Bahar Bayramı töreninde Kuzey Vietnam bayrağı çekildi." Kutlamaya kalabalık bir öğrenci ve işçi grubu katılmış, "Vietnam'da ve dünyanın diğer ülkelerinde devrim için ölenlerin anısına saygı duruşu" yapılmıştı.

Taksim'de ilk miting

1976'ya gelindiğinde 1 Mayıs'ın ilk kez kitlesel olarak Taksim'de kutlanacağı duyuruldu. Milliyet'in 1 Mayıs 1976 tarihli nüshasında "Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) 1 Mayıs Bahar Bayramı'nı işçi bayramı olarak kutlayacağı" haber veriliyordu. DİSK yetkilileri "Faşist ülkeler dışında 1 Mayıs'ın İşçi Bayramı olarak kutlandığını" belirtirken, Türkiye Madeni Eşya Sanayicileri İşverenleri Sendikası ise "Sınıf bayramı yaratmanın ulusal bütünlük açısından büyük tehlike olduğunu" söylüyordu. 

DİSK'in öncülüğünde aralarında çevre illerden gelenlerin de bulunduğu binlerce işçi 1 Mayıs'ta Taksim'de toplandı. Dört yıl önce idam edilen Deniz Gezmiş ve yine dört yıl önce öldürülen Mahir Çayan da unutulmamış, portreleri Cumhuriyet Anıtı'na asılmıştı. CHP'li milletvekillerinin de katıldığı mitingde işçilerin talepleri dile getirildi. Genco Erkal'ın Nazım Hikmet'ten şiirler okuduğu mitinge Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Çetin Altan, Ülkü Tamer, Can Yücel, Adalet Ağaoğlu gibi isimler de katılmıştı. 

1 Mayıs 1976, 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye'de "sol"un yeniden ayağa kalkışının da sembolü oldu.

Kanlı 1 Mayıs

Sendikalar, 1976'da ilk kitlesel 1 Mayıs kutlamasının ardından 1977'de daha büyük bir kutlamaya hazırlanıyordu. O gün Taksim'de toplananlar, "unutulmayacak" bir güne şahitlik ettiklerinin farkındaydı belki ama kimse tarihe "kanlı 1 Mayıs" olarak geçecek kara bir günün parçası olacağını düşünmüyordu. 

Yüz binlerce kişinin katılımıyla coşkulu başlayan mitingde 20 bin civarında DİSK görevlisi güvenliği sağlamakla görevliydi. Sol gruplar arasındaki ayrışmanın zirveye çıktığı zamanlardı. Bu nedenle güvenliğin önemi daha da artıyor, provokasyondan endişe duyuluyordu.

37 kişi öldü

Miting, DİSK Genel Başkanı Kemal Türker'in konuşmasıyla sürüyordu. Saat 19.00'u geçmişti. Birden silahlar patladı. Miting alanı, savaş meydanına döndü. Binlerce kişi panikle kaçmaya başladı. Panzerlerin de harekete geçmesiyle birlikte kitle özellikle Kazancı Yokuşu'nda sıkıştı. Olaylarda 37 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin bir kısmı açılan ateş sonucu vurularak ölmüş, çoğu ise yaşanan panik nedeniyle ezilmişti. 

Aydınlatılamadı

Aradan geçen 44 yılda Kanlı 1 Mayıs'ın karanlıkta kalan yanları aydıntılamadı. Sorumlular bulunamadı. İlk ateş nereden açıldı tartışması bir türlü bitmedi. Olayı sol grupların mücadelesinden ibaret görenler de oldu, istihbarat örgütlerinin parmağı olduğunu söyleyenler de. İlk atışın Sular İdaresi'nin üzerinden mi, Tarlabaşı'ndaki kortejlerin içinden mi, Gümüşsuyu yönünden mi yoksa İntercontinental Oteli'nden mi yapıldığı asla bilinemedi. Ortada bir provokasyon vardı ama faili yarım asırda bulunamadı. 

2010'da yeniden Taksim'de

Kanlı 1 Mayıs'tan sonra 1978'de de 1 Mayıs Taksim'de kutlandı. Bu, 2010 yılına kadar Taksim'de kutlanan son 1 Mayıs'tı. 2009'da 1 Mayıs "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla resmî tatil ilan edildi. 2010 yılında Taksim, 32 yılın ardından yeniden 1 Mayıs'a açıldı. Taksim'de üç yıl boyunca 1 Mayıslar büyük bir şenlik havasında olaysız kutlandı. 2013'e gelindiğinde ise Taksim'e yine geçit yoktu. 

3 kişi öldü

1996 yılında 1 Mayıs kutlamalarının adresi Kadıköy'dü. Ancak bu 1 Mayıs da kana bulandı. Söğütlüçeşme-Kadıköy arasında polis ve bir grup eylemci arasında saatler süren bir çatışma yaşandı. 3 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı. 2 Mayıs 1996 tarihli Milliyet, eylemcilerden ikisinin polis kurşunuyla öldüğünü, birinin ise nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla başından vurulduğunu haber veriyordu. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme